- Nurettin Mart'tan Belediye Başkanına Çağrı
- Kış Kapıda; Yalnız Bırakma
- Ellek Millet Bahçesi Otağı Ziyaretçilerini Bekliyor
- Ellek Belediye Başkanı Abbas Yeşildemir, hizmetlerine ara vermeden devam ediyor
- Osmaniye valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Mahalle Muhtarları ile bir araya geldi
- Düziçi Belediye Başkanından Karne Şenliği
- Düziçi Kaymakamı Turgay İlhan, Düziçi ilçesine bağlı Köylere ziyarette bulundu
- Namaz ve Kerahat vakitleri
- Düziçi Belediyesi eski köprüyü yeniledi
Ne Kadar Hoşgörülüyüz?

Ömer Yeşildemir
omer080@gmail.com
Hoşgörü kavramı; Başka insanların inançlarına,düşüncelerine, fikirlerine, yaşam tarzlarına saygı duymayı gerektiren davranışlar bütünüdür. Hoşgörünün olduğu bir yerde insanlar küçümsenmez, hor görülmez ve aşağılanmaz. İnsanlar barış ve huzur içerisinde yaşamlarını sürdürürler. Hiç kimse kendi gibi inanmayan, kendi gibi düşünmeyenlere karşı kin ve nefretle bakmaz. Toplumsal çatışmalar, kısır çekişmeler devletin uğraş alanını işgal etmez. Devlet enerjisini insanlarının mutluluğu ve kalkınması için harcar.
Osmanlı Devleti Söğüt’te küçük bir beylik olarak kurulmuştu. Küçük bir beylikten üç kıtaya hükmeden bir imparatorluğa ulaşması fethettiği yerlerde halka karşı hoşgörülü politika uygulamasından kaynaklanmaktadır. Fethedilen yerlerdeki halk kendi yönetimlerinden görmediği adaleti ve hoşgörüyü Osmanlı’dangörmüştü. Yüzyıllardan beri Osmanlı sınırları içerisinde farklı milletlerden insanlar (Ermeni, Sırp, Yunan, Rum, Arap, Çerkez, Gürcü …) barış ve huzur içerisinde yaşamışlardır. Kendilerini yabancı hissetmemişlerdir.
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde halka konuşma yapmış: Herkesin inancında ve yaşantısında özgür olacağını söylemiştir.
II. Mahmut: "Ben Müslümanları camide, Musevileri Havra’ da, Hristiyanları Kilise’ de görmek isterim” demiştir. Tüm bunlar büyük olmanın büyük düşünmenin büyük alanlara hükmetmenin sonucudur.
Şimdi biz geçmişimizle övünürken, kültürümüzün köklü olmasından gurur duyarken günümüzdeki hoşgörü ortamına baktığımızda dar kalıplar içerisine kendimizi hapsettik. Sınırlarımız içerisindeki farklılıkları tehdit olarak algılıyoruz. Herkesin bizim gibi inanmasını, bizim gibi düşünmesini, bizim gibi yaşamasını istiyoruz. Elimizdeki parmaklar bile birbirinden farklı iken her insanın karakterinin birbirinden farklı olduğunu kabul etmek istemiyoruz. Tüm bunlar günümüzde hoşgörünün önemini daha da artırmaktadır.
YASAL UYARI: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Af Medya’ya aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazı sadece “http://www.ellekhaber.com” tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.